Müjganla Ben Ağlaşırız
Attila İlhan
80'ler Bordo Degrade Gözlük Çerçevesi
.jpg)
Genişlik: cm
Burun Arası: cm
Ekartman: cm
Yükseklik: cm
Sap Uzunluğu: cm
Misafirlerimiz orijinal vintage dönem parçalardır.
Eksikleri tamamlanır, yıkanır paklanır size son haliyle uğurlanır.
Dikkat çeken bir kusuru varsa, detaylarda yazılıdır.
MNG kargo ile çalışırız en fazla iki güne kargodayız.
Başka sorunuz olursa @vatkaliguve İnstagram hesabımız.
Faturası ile gönderilir, kargo ücreti fiyata dahildir.
"O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız."
Attila İlhan
*müjgan: kirpik
"Bazı bakışlar sadece dünyayı görmez, bir hikâyeyi taşır; camların ardında Müjgan’la paylaşılan o sessiz ağlaşmaların hatırası gizlidir..."
Misafirin Künyesi
Dönemi: 1980’ler. Karakterin keskinleştiği, çerçevelerin bir kimlik gibi taşındığı, siyahın ve kemik dokunun en asil olduğu yıllardan.
Mizacı: Adını o hüzünlü ve derin Yeşilçam tınısından alıyor. Yüzünüzde sadece bir aksesuar değil, sanki bir romanın en can alıcı sayfası gibi duran, melankolik ama güçlü bir misafir.
Doku ve Detay: Dönemin o ikonik, kemik yapılı siyah formu. Işığı yansıtmayan o vakur matlığı veya derin siyah parlaklığıyla, bakışlarınızı çerçeveleyen değil, onları koruyan bir kale gibi.
Hali ve Tavrı: Kondisyonu mükemmel. Saplarındaki o sağlam duruş, yılların yorgunluğunu değil, yaşanmışlığın ağırlığını taşıyor. Yeni bakışlarla dünyayı yeniden keşfetmeye hazır bir yadigâr.
Yolculuk Notu: Özenle paketlenen bu nadide parça, yeni hikâyesine eşlik etmek üzere en geç iki iş günü içinde yola çıkar.
Bakışın Alfabesi
Bu 80'ler çerçeve, seri üretimin birbirine benzeyen silüetlerine karşı takılmış en asil tavırdır. "Müjganla Ben Ağlaşırız", sadece bir isim değil; bu çerçeveyi takan kişinin gözlerindeki o derinliği, o anlatılmamış hikâyeyi simgeliyor. 80'lerin o karakteristik formları, bugün hala karakter sahibi olmanın en güçlü ifadesi.
Yüzünüzdeki Hikâye
Onu yüzünüze yerleştirdiğinizde, bakışlarınızın nasıl bir anlam kazandığını ve ifadenizin nasıl derinleştiğini hissedeceksiniz. Bu çerçeve, size sadece bir görme kolaylığı değil, dünyayı bir 80'ler filminin estetiğiyle izleme fırsatı sunar. Bu parçayla sadece dünyayı görmezsiniz; Müjgan’la bir yağmurun altında dertleşir gibi, kendi iç sesinizi ve o asil duruşunuzu bakışlarınıza mühürlersiniz.





































