Çatlayıp Duruyordu Gizlice
Edip Cansever
70'ler Taba Deri Çanta – Çatlıyordu Gizlice
Eksikleri tamamlanır, yıkanır paklanır size son haliyle uğurlanır.
Dikkat çeken bir kusuru varsa, detaylarda yazılıdır.
MNG kargo ile çalışırız en fazla iki güne kargodayız.
Başka sorunuz olursa @vatkaliguve İnstagram hesabımız.
Faturası ile gönderilir, kargo ücreti fiyata dahildir.
"Issız ve sıcak duvarların ötesinde yaz, sert ve ince bir kabuk gibi; çatlayıp duruyordu gizlice"
Edip Cansever
1970'lerin sonu, 80'lerin başındaki o karakteristik "Satchel" (Evrak Çantası) ve "Doctor's Bag" (Doktor Çantası) formlarının bir karışımı.
"Bir nar gibi çatlıyordu gizlice dünya; içindeki o hırçın çekirdeği, o taba rengi sabırsızlığı saklayamıyordu artık..."
Misafirin Künyesi
Dönemi: 1970’ler. Malzemenin en doğal, en vahşi ve en dürüst haliyle kullanıldığı, her eşyanın sahibiyle birlikte yaşlandığı o karakterli on yıl.
Mizacı: Adını o gizli ve derin sabırsızlıktan alıyor. Sessizce durduğuna bakmayın; her dikişinde, her kıvrımında hayatın o "çatlamaya hazır" enerjisini taşıyan, mağrur bir misafir.
Doku ve Detay: Hakiki deri malzemesinin o kendine has, taba rengi derinliği. Zamanın deri üzerinde bıraktığı o asil izler, seri üretimin o pürüzsüz yalanlarına inat, yaşanmışlığın en gerçek kanıtı gibi.
Hali ve Tavrı: Kondisyonu mükemmel. Derisi beslenmiş, yorgunluğu alınmış; yeni yollara, yeni şehirlere ve yeni patlamalara eşlik etmek üzere son haliyle hazır bekleyen bir yadigâr.
Yolculuk Notu: Özenle paketlenen bu nadide parça, yeni sahibinin elinde yeniden "çatlamaya" başlamak üzere en geç iki iş günü içinde yola çıkar.
Derinin Aykırı Alfabesi
Bu 70'ler deri çanta, vitrinlerin o plastik telaşına deriden verilmiş en ağır cevaptır. "Çatlıyordu Gizlice", ismindeki o sismik vurguyla; hayatı sadece yüzeyde değil, o derin ve gergin kırılmalarda yaşayanların tercihi. Taba renginin o sıcak ama mesafeli duruşu, geçmişin o sahici dünyasını bugüne taşıyan bir köprü gibi.
Omuzunuzdaki Sarsıntı
Onu omuzunuza astığınızda, hakiki derinin o dürüst ağırlığını ve 70'lerin o ikonik silüetini hissedeceksiniz. Şehrin monotonluğunda herkes birbirine benzerken, siz bu çantayla kendi gizli çatlaklarınızı, kendi "nar" gibi dağılan hikâyelerinizi taşıyacaksınız. Bu çantayla sadece eşya taşımazsınız; Can Yücel’in o hırçın ruhunu ve derinin o zamansız direncini üzerinizde bir mühür gibi sergilersiniz.





































