Zamanın Rengi: Solmayan Hatıraların Paleti – Vatkalı Güve
Bir tondan fazlası; geçmişin fırçasından bugüne süzülen duygular.
“Renkler, zamanın sessizce fısıldadığı kelimelerdir...”
Vatkalı Güve’nin sandığında bazı parçalar, ait oldukları on yılları aşarak bize sadece renkleriyle ulaşırlar. Bu etiket altında, belirli bir dönemin sınırlarını çizmiyoruz; aksine, renklerin anılar üzerindeki izini sürüyoruz. Hardal sarısının sıcak bir hüzne, zeytin yeşilinin köklü bir aidiyete, lila bir dokunuşun ise zarif bir utanca dönüştüğü bu seçki; zamanın kendi fırçasıyla boyadığı zamansız misafirlerin buluşma noktasıdır.
Renklerin Hikayesi, Zamanın Ruhu
Burada gördüğünüz her parça, sadece kumaşıyla veya formuyla değil, taşıdığı zamanın rengiyle konuşur.
Bazıları, bir akşamüstü güneşinin altında çekilmiş eski bir fotoğrafın amber tonunu taşır.
Bazıları, dumanlı bir odada yazılan şiirin gece mavisi derinliğini barındırır.
Bazıları ise sadece, bakıldığında "eskimeyen" o nostaljik bir aksesuarın solmayan parıltısıdır.
“Bazı renkler sadece görülmez, hatırlanır.”
Güve’nin Fısıltısı:
"Zaman, her şeyi olduğu gibi renkleri de değiştirir; ama onları eksiltmez, aksine derinleştirir. Şu an bu sayfada gördüğün tonlar, onlarca yılın süzgecinden geçmiş, her biri kendi hikayesini renklerine hapsetmiş misafirlerdir. Bir hırkanın yeşili sadece bir renk değil, bir baharın sessiz tanığıdır. Bir fuların bordosu, yaşanmış bir heyecanın yankısıdır. Hangi rengin seni çağırdığını duyuyorsan, o aslında senin kendi zamanının rengidir. Onları sadece üzerinde taşıma; onların senin hikayene katacağı o eşsiz tonu yaşa."














